Melek Ersoy · Atayurt Önceki Dönem · Cilt 1, Sayı 2 (2023) · s. 23–27
Önceki dönem (2023) ilmî popüler sayıdan aktarılmıştır; hakem değerlendirmesinden geçmemiştir. Alıntı için basılı/PDF sayfa numaralarını kullanınız.
Karay Türklerinin ibadet evi olan kenesa ile Yahudilerin ibadet evi olan sinagogların (~sunagoge) birbirinden farklı simgesel içerik barındırırlar (Atmaca, 2020).
Karaylar yalnızca Tanah’ı benimseyen bir Musevi mezhebidir. Tamud’u benimseyen Musevilerden bu anlamda ayrılarak ‘okuyanlar’ anlamına gelen Karaylar adını aldılar (Karamanoğlu, 2015).
“Karaylar sadece Tevrat’ı kabul ediyor. Yani Yahudilerin ilave ettikleri kutsal kitapları, Mişma, Dimara ve diğer şeyleri kesinlikle kabul etmiyoruz. Bir de bu fark var. Hz. İsa’yı ve Hz. Muhammedi peygamber olarak görüyoruz” demektedir. (Ulutürk, 2018).
Kenesa’ya gitmeden önce tamamen yıkanırlar ama abdest yoktur asıl amaç temiz olmaktır. Ayinlerine tefilla-,tefillah adı verilir. Evde Tevrat okunurken de ayakkabı çıkarılır. Diğer Yahudilerin aksine tüm baş örtülür (Karamanoğlu, 2015)
Karailerin kıblesi Kudüs’te bulunan Siyon Dağı’ndaki Süleyman mabedidir ve mihrapları kıblelerine bakar (Kuzgun, 2015).
“Karaylar sadece Tevrat’ı kabul ediyor. Yani Yahudilerin ilave ettikleri kutsal kitapları, Mişma, Dimara ve diğer şeyleri kesinlikle kabul etmiyoruz. Bir de bu fark var. Hz. İsa’yı ve Hz. Muhammedi peygamber olarak görüyoruz” demektedir. (Ulutürk, 2018).
Kenesa’ya gitmeden önce tamamen yıkanırlar ama abdest yoktur asıl amaç temiz olmaktır. Ayinlerine tefilla-,tefillah adı verilir. Evde Tevrat okunurken de ayakkabı çıkarılır. Diğer Yahudilerin aksine tüm baş örtülür (Karamanoğlu, 2015)
Karailerin kıblesi Kudüs’te bulunan Siyon Dağı’ndaki Süleyman mabedidir ve mihrapları kıblelerine bakar (Kuzgun, 2015).
Kenesalar dikdörtgen biçiminde plana sahiptir. Hz. Süleyman’ın Kudüs’te inşa ettiği Bet Ha-Mikdaş’ta ya da günümüzdeki Yahudi sinagogları gibi üç bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; Gehal, Şulhan ve Moşav zekenim olarak adlandırılmaktadır (Süleymanov, 2013).
Sinagog, Yunanca Synagoge’dan gelmiştir. Sinagoglar için kullanılan başka bir sözcük de ‘dua evi’ anlamında olan “proseukhe” dir. (Oğuz & Ateş, 2020)
Göçebeyken taşınabilir çadır şeklinde olan ibadet yerleri, yerleşik yaşama geçince taş malzeme ile tapınak inşa etmişlerdir.
M.Ö. 6.yy’da meydana gelen Babil Sürgünü sırasında tapınağın yokluğunu doldurmak için ilk sinagoglar ortaya çıkmıştır (Gutmann, 1972).
Sinagoglar mümkün olduğunca su kaynaklarının yakınlarında ve çevreye hakim olan yüksek bir alanda inşa edilirdi. Sinagogda bulunan mimari unsurlar; ehal, teva, mezuza ve parohettir (Türkoğlu, 2001).
Tüm sinagoglar doğu yönüne bakar. Buna İbranice’de bu yönelime mizrah denmektedir (Özmenli, 2014)
Kutsallar kutsalı adıyla anılan ilk tapınak iç mekânı ikiye bölünmüştür (Ertürkmen, 2013).
İlk bölüm giriştir. İkinci bölüm 10 Emir’in saklandığı ahit sandığının bulunduğu yerdir. Tanrı Yahudi inancına göre bu bölümdedir (Tuna, 2006).
Yahudi kanunlarına göre sinagogun inşası için bazı kurallar vardır. Bu kurallar;
1-sinagog kudüs’e yönlendirilmiş olmalıdır.
2- Ehal, giriş kapısının karşısında bulunmalıdır.
3-ibadet mekânına girişte antre bulunmalıdır. bu ibadet mekânına doğrudan girişi engellemek ve düşünceden uzaklaşmaya yardımcı olmak içindir.
4- Talmud’a göre Kutsal tapınakta kadınlar ve erkekler ayrı yerlerde ibadet etmektedir bu yüzden sinagoglarda da kadınlar arka sıralarda ya da üst katlarda ibadet etmelidir.
Yahudiler tarih boyunca sürgündeydiler. Bu nedenle karakteristik bir sinagog mimarisi yaratamamışlardır (Kına, 2018).
2. Karay Türkleri ve Kenasa
Karay Türklerine verilen Karaim adı Arami-İbrani kökenli olup -im eki çokluk belirtmektedir (Ayberk, 2018).
Kenesa sözcüğü İbranicede ‘toplanma evi’ anlamında olan Bet ha- Kenese’den gelmektedir (Süleymanov, 2013).
Kenesa sözcüğü, Hazar Karaileri ve İranlılar kullanırken özellikle İstanbul’daki Karailer, İbranice bir sözcük olan, kutsal cemaat anlamında “Kahal” sözcüğü ile tanımlarlar (Levi, 2016).
Arap dilinde kenesa, kilise anlamına gelmektedir (Jamontaite, 2015).
Karaylar yalnızca Tanah’ı benimseyen bir Musevi mezhebidir. Tamud’u benimseyen Musevilerden bu anlamda ayrılarak ‘okuyanlar’ anlamına gelen Karaylar adını aldılar (Karamanoğlu, 2015).
Karaylık yaşayan en eski Musevi mezhebi olduğundan bahsedilmektedir (Frank, 2004).
“Karaylar sadece Tevrat’ı kabul ediyor. Yani Yahudilerin ilave ettikleri kutsal kitapları, Mişma, Dimara ve diğer şeyleri kesinlikle kabul etmiyoruz. Bir de bu fark var. Hz. İsa’yı ve Hz. Muhammedi peygamber
2.4 Trakai Karay Kenesası
Trakai Karay Kenesası 16. yüzyılda yanmış olup 1533 yılında yeniden yapılmıştır. 18. Yüzyıla kadar birkaç def daha yıkılmıştır ve yeniden restore edilmiştir. 1794 yılında da yanmış ve Slutsk ve Kırım Karayları yapıyı yeniden inşa edilmiştir. 1812 yılında Trakai’den geçen Fransız askerleri yakmıştır.,Ahşap kenesası yapısı 19. yüzyılın ilk yarısında yeniden inşa edilmiştir. Kenesa 1898-1899 yılının projesine göre 1903-1904 yılında yeniden restore edilmiştir (Jamontaite ve Akova, 2016, 41). Bugün 15. Yy’da olduğu yerle ayı yerdedir. (Zajackowski, 2009). Sovyetler Birliği tek açık bırakılan kenesadır (Yılmaz, 2010).

Dikdörtgen bir arazide geniş avlulu olarak inşa edilmiştir (fot.2). Ana yola açılan anıtsal giriş kapısının yanı sıra midraşın hemen önünde bir kapı daha bulunmaktadır. Barok üslupla saç malzeme kullanılarak yapılmış çatıya sahiptir. Yapı simetriktir. Karay evlerindeki üç pencereli cephe anlayışı kenesada da uygulanmıştır (Ayberk, 2018)
Trakai’deki kenesanın avlusunun girişinde iki adet sütun arasında demir giriş kapısı bulunmaktadır. Bu sütunlardan biri; 1397, diğeri ise 1812 tarihlerinde yapılmıştır. 1397 yılı Karay topluluklarının Trakai’ye gelişini, 1812 yılı çıkan yangın sonrasında kenesanın yeniden inşası tarihini göstermektedir (Zajackowski, 2009).
Yapıya patika ile ulaşılmaktadır. Yapı girişi demir kapı ile sağlanmış olup iki kolon arasındadır. Kolonlarda İbranice harfler ve arap rakamları yapım yılı olan 1894 yazılmıştır. Çatıdaki kupoların üzerinde eskiden davud yıldızı bulunurken sonrasında kaldırılmıştır (Ayberk, 2018).
Antik dönem diaspora sinagog mekân kurgusu terk edip; aron kodeş ve bima’nın doğu duvarında konumlandırıldığı oturma sıralarının doğrusal biçimde doğu duvarındaki hekal’e bakacak şekilde kurgulandığı bir düzene geçilmiştir (Zeren, 2010).
Hristiyan toplumdan etkilenen Yahudiler bazilikal planlamaya geçmiştir. Aynı iç cephede bima ve aron kodeş bir araya gelmiştir (Zeren, 2010). Bu kenesada da bu etki görülmektedir. Oturma biçimleri ehale görecek biçimde planlanmıştır. İbadet mekânı kare plana sahiptir. Bu alan sekizgen biçiminde bir ahşap kubbeyle örtülmüştür. Kubbenin yapısal taşıyıcılığı yoktur. Kubbe ile duvarlar üçgen kesitlerle birleştirilmiştir. Bu kesitler bitkisel kalem işi desenlerle süslenmiştir. Sekizgen kubbenin konstrüksiyona eklemlenen kısım ahşap padavtalar ile yapılmıştır. Mekan işkevsel olarak ayrılan üç kısımdan oluşur. İlk kısım 18 metrekaredir. Tanah okunacağı zaman gerekli olan el ayak yıkama ritüeli için bakırdan bir lavabonun bulunduğu kısımdır.Tören başlamadan önceki bekleme alanıdır. Bu alanda oturma ünitesi de bulunur. Bekleyen yaşlılar için ve ibadet sırasında üst kata çıkamayan yaşlı kadınlar tarafından kullanılmaktadır. Kadınlar bölümüne girişin hemen karşısındaki merdivenden çıkılmaktadır.Yahudilerden farklı Karaylar kenesada ayakkabılarını çıkarırlar. Bunun sebebi, Hz. Musa Peygamber’in Sina Dağı’nda 10 emri aldığı zaman bulunduğu yeri kutsal toprak kabul edilip Musa Peygamber’in üstündeki şalı ve ayakkabıları çıkararak secde ettiğindendir. Erkekler giriş katında ibadet ederken (Fotoğraf 3), kadınlar başları örtülü bir şekilde üst katta ibadet ederler (Fotoğraf 4). Trakai’deki kenesa iki katlı iken Kırım’daki kenesa ise üç katlıdır. Kırım’daki kenesada ibadet mekanları, ilk katta erkekler, ikinci katta başları örtülü kadınlar, üçüncü katta çocukların ibadet edeceği şekilde ayrılmıştır. Trakai’deki kenesada çocuklar, ikinci katta kadınlarla birlikte ibadete dahil oldular. Kutsal dolap güney kısımdaki duvarda bulunur. Ehal, yapı içindeki en önemli kısımdır. Zemin kotundan yüksek ve kubbenin alt sınırını geçecek seviyede yüksek mobilya simetrik barok bir üslupla yapılmıştır.(Atmaca, 2020).
Klestori pencerelerinin altında bulunan On emir levhalarının ön kısmında iki adet kompozit sütun arasında iki adet yağ kandili konumlandırılmıştır. Bugün sadece dekoratif olarak bulunmakta olup kullanılmamaktadırlar.Tüm dua mekânını dolaşan ahşap silmenin alt kısmı, dış cephe kaplaması ile aynı malzeme kullanılan geometrik rustik taş doku ve ışık-gölge etkisini yansıtacak biçimde kalem işi ile işlenmiştir. Barok ve Rokokoda sıva üstü kalem işleri sıklıkla kullanılmaktadır. Dış cephe ile karşılaştırıldığında iç mekânda geometrik ve soyut biçimlerdeki görsel tezyinatlar vardır.Giriş alanından merdivenle çıkılan birinci kat, dikdörtgen planlı kadınlar bölümüdür. Alt katta kullanılan mobilyalar burada da bulunmaktadır. İbadetin izlenebilmesi için tornada çekilmiş ağaç parmaklıklarla yapılan ince uzun bir açıklık vardır(Ayberk, 2018).


Yahudi topluluklarının geniş bir coğrafyada yaşadıklarından biçimsel olarak farklı kültürlerin etkisi ile farklı sinagog tipleri meydana gelmiştir (Ayberk, 2018).
2.5. Vilnius Kenesası
Vilnius’daki kenesada oturma birimleri doğrusal olarak yerleştirilmiştir. Ehal sade bir mobilya olup Tevrat’ı saklamak için kapalı bir alan kullanılmamıştır. Sovyet döneminde kapatılıp dörde bölünerek dört ayrı konut olarak kullanılmıştır. (Ayberk, 2018) olarak görüyoruz” demektedir. (Ulutürk, 2018).
Ortaçağ’da Karaylar gerçek Museviliğinin temsilcisinin kendileri olduğunu öne sürmüşlerdir. Karay ismi etnik bir kimlik değil dini bir terimdir. 2015 rakamlarına göre dünyada 30 bin civarında (Mısır Karayları, Arap Karayları, İsrail Karayları ve Rus Karayları) mensubu vardır. Bunlardan 2 bin kadarı Türk Karaylardır (Karamanoğlu, 2015).
Türk Karay toplumunun Türkiye dışında bulundukları yerler Kırım, Ukrayna, Litvanya, Polonya ve Rusya’dır (Sempozyumu, Uluslararası Karay Çalışmaları, 2010).
Osmanlı Devleti’nde Rabbani Yahudilerden farklılıkları nedeniyle ayrı olarak ‘Cemaatbaşı’ seçme hakkı Karaylara verilmiştir. Karayların tarikatına ‘Karaim’ denirdi. Bu tarikata mensup olanlar diğer Yahudilerle oturmazlar yemez içmezler. Diğer Yahudilerle evlenmezler. Kendi okulları vardır. Musa’nın beş kitabını ve on emri kutsallarıdır (Karamanoğlu, 2015).
Karaylar için ağaç kutsaldır. Mezarlıklara kayın ağacı dikerler ve her soyun bir kayın ağacı vardır. Kayın ağacına dua ederler ve kutsal sayarlar. Dallarını koparmak yasaktır. Dipleri daire şeklinde işaretlenmekte olup bu da güneşi sembolize etmektedir (Ulutürk, 2018).
Kenesaların bir kısmı yıkılmış, bir kısmı yeniden işlevlendirilerek farklı fonksiyonlarla günümüzde kullanılmaktadır. Sivastopol’deki kenesa spor kulübü bünyesinde yeniden işlevlendirilirken, Gözleve’deki kenesa anaokuluna, Kiev’deki kenesa Aktörler Evi’ne dönüştürülmüştür (Zajackowski, 2009).
Kenesa’ya gitmeden önce tamamen yıkanırlar ama abdest yoktur asıl amaç temiz olmaktır. Ayinlerine tefilla-,tefillah adı verilir. Evde Tevrat okunurken de ayakkabı çıkarılır. Diğer Yahudilerin aksine tüm baş örtülür (Karamanoğlu, 2015)
Karailerin kıblesi Kudüs’te bulunan Siyon Dağı’ndaki Süleyman mabedidir ve mihrapları kıblelerine bakar (Kuzgun, 2015).
Kenesalar dikdörtgen biçiminde plana sahiptir. Hz. Süleyman’ın Kudüs’te inşa ettiği Bet Ha-Mikdaş’ta ya da günümüzdeki Yahudi sinagogları gibi üç bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; Gehal, Şulhan ve Moşav zekenim olarak adlandırılmaktadır (Süleymanov, 2013).
Gehal, yapının güney yönünde bulunur. Burada Aron ha Kodeş içinde Tevrat rulolarının bulunur ve kutsaldır. Bu bölüm perde (parohet) ile örtülür. Perdenin önünde sadece ibadet esnasında yakılan ebedi ve daimi olarak isimlendirilen lamba (Ner ha–Tamid) yer almaktadır. Kenesada ibadet için ayrılan büyük bölüme ise şulhan denir. Bu bölüm gehalden balkonu tutan sütunlara kadar devam eder. Balkon kadınlar bölümü için ayrılmıştır. Moşav zekenim, şulhan bölümünden kadınlar bölümünü taşıyan sütunlarla ayrılır. Ayakta duramayacak yaşlıların kullandığı oturup kalkmalarını sağlayan peykerlerin bulunduğu alandır. Yas tutanlar, kenesaya giremeyen karailer de moşav zekenimde ibadet etmektedir (Süleymanov, 2013)
2.1.Kudüs Kenesası
Yahudilik dini de tapınağı göksel bir ilk örneğinin görünümü olarak gören bu kadim öğretiyi sürdürmektedir. İsrailoğulları, Ahit Sandığı’nın saklandığı Kutsal çadırın (tabernaculum)9 , tüm kutsal araç, gereç ve tapınak modellerinin, Yehova tarafından ezelden beri yaratılmış olduğuna inanırlardı. Yehova, Musa’ya şu sözlerle seslenmektedir: Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer (tabernaculum) yapsınlar. Konutu ve eşyalarını sana göstereceğim örneğe tıpatıp uygun yapın (Mısır’dan Çıkış, xxv:8-9). Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et”. Davud, tapınak yapılarının, tabernaculum’un ve tüm eşyanın planını oğlu Süleyman’a verirken, “Tüm bunlar Rab’bin elinden çıkmış bir yazıda açıklanmış ve bana da bu yazılanları idrak etme gücü verilmiştir” der (1. Tarihler, xxvııı:19). Ayrıca Süleyman şöyle buyurmaktadır: “Bana çok kutsal olan adına, Tapınağı ve oturduğun kentte bir sunağı, en başından hazırladığın çok kutsal çadır modeline göre inşa etmemi buyurdun” (Ayberk, LitvanyaKarayları’nın Tarihi ve Kenesa Örnekleri Bağlamında Trakai Karay Kenesası’nın İç Mekanına İlişkin Bir İnceleme, 2018)
Anan ben David’in ilk faaliyetlerini gerçekleştirdiği dönemlerde Talmudu takip eden Yahudiler nedeniyle zor yıllar geçirmiştir. Yaşana bu zor durumu anımsama amacıyla Kudüs’te inşa edilen ilk kenesa yerin altında inşa edilmiştir (Ayberk, 2018). Bu kenesa Kudus’te Karaim Sokağı’nda hala varlığını korumaktadır. Yapı girişi olan kemerli bir kapı merdivenlere açılmaktadır. Merdivenler küçük bir avluda son bulmaktadır. Bu avludan kenesaya giden merdivene açılan bir kapının beraberinde müzeye, mutfağa ve konuk evine açılan diğer kapılar bulunmaktadır. Kenesaya açılan kapı avlunun solunda yer almaktadır. Bu kapıda ayakkabılar çıkarılarak ve merdivenlerden kenasaya doğru inilmektedir. Merdiven bitiminde sol tarafta ellerin yıkanması için bir lavabo bulunmaktadır. İbadet bölümü en büyük alandır ve zemin halıdır(fot.1). Fot.1. Kudüs Anan Ben David Kenesası (Ayberk, 2018)
Kudus’teki kenesanın Litvanya’daki kenesadan farkı burada ibadetler zeminde gerçekleştirilmektedir. İslam dinindeki namazı amdırmaktadır. Yedi tip hareketi bulunur. İkinci alan zeminden yükseltilmiş olan ana okuma mobilyasının (teivah) bulunduğu alandır. Teivah alanı Kantor ve Kohen tarafından kullanılmaktadır. (Fot. 4). Tevrat rulolarının bulunduğu kısım ise üçüncü alandır. (Fot. 5). Hz. Süleyman tapınağında bulunan ahit sandığının olduğu mekânı temsil etmektedir. Zemin kotu altında bu yapının inşa edilme sebebi korunmak veya dinsel anlamda yolcuğu ifade ettiği söylenmektedir (Ayberk, 2018)
Sade görünümlü duvarlara rağmen ilk dönem diyaspora sinagoglarının tipolojisiyle inşa edilmiş “Teva” merkezli alan zengin bir iç görünüme sahiptir (Ayberk, İstanbullu Musevi Türkler Karaylar ve Hasköy Karay Kenesası, 2017).
Teva, dört sütunlu iki basamakla çıkılan üzeri açık bir alandır. Ehal’in konumlandırıldığı duvara bakan kısımda Tora’nın okunduğu kürsü bulunaktadır. Giriş kapısının sol tarafı kadın matemlilere, sağ tarafı erkek matemlilere ayrılmıştır (Levi, 2016).
Süleyman mabedinde Tora’nın merkezde olduğu bir planlama olmamasına rağmen diyasporanın etkisiyle Tora etrafında toplanan Yahudilerin zaman içinde bunu plan tipolojilerine yansıttıkları görülmektedir (Zeren, 2010).
Bunun yanında Karait Müzesinde bulunan panolarda da Kudüs Kenesasının aslında yer altında olmadığı, geçen zaman içinde yükselen şehir kotuyla bu hali aldığı gösterilmektedir. İstanbul’daki kenesanın da benzer şekilde yol kotunun yükselmesi nedeniyle alçakta kaldığı söylenmektedir.
2.2.Hasköy Karay Kenesası(Sinagogu)
Kırım Karayları ve İstanbul Karayları birbiri ile yakın ilişkilerin vardır (Karamanoğlu, 2015)
İstanbul’da birçok yerde ibadethaneleri vardı. Tarih içinde İstanbul’da 30 Karay Sinagog’u yapılmıştır. Karayların ibadethaneleri ‘kenesa’ olarak adlandırılır. İstanbul’da ayakta kalan tek kenesa Hasköy Karay Sinagogu’dur. İnşa tarihi bilmemektedir. Bizans döneminde inşa edildiği tahmin edilmektedir. 16. yy’da yıkık olan yapı 1536’da onarılmıştır. 1729’da yanmış ve Kırım Karaylarının yardımıyla onarılmıştır. Sonrasında defalarca zarar gören kenesa 1842 yılında Sultan Abdülmecit’in izniyle onarıldı. Yapı caddenin 5 metre altındadır. Taş duvarlarla etrafı döşenmiştir. Karay Musevileri ibadethaneye girerken ayakkabılarını çıkarır, ibadet esnasında yer yer secde ederler (Şişman, 1957).
İstanbul Karayları Hahambaşılığa bağlı değildir. Ruhban sınıfı yoktur. İbadetleri Hazanlar yönetir. Hazanlar özel olarak eğitilmiş din görevlileri olup gönüllü olarak yaparlar. Para kazanmak için ayrıca işleri vardır. İnançlarına göre inanan herkes Haşem’e inanır. Musa peygamber Sina Dağı’nda On Emri aldığında secde ettiğinden Karay Musevileri de dua ederken secde ederler (Karamanoğlu, 2015). Romansk-mudejar üsluptaki kenesanın soğan kubbesinin üzerinde Karay Türklerinin kale, kalkan ve senek görsellerinden barındıran bir belgi bulunmaktadır. Bu belginin Karay Türkleri tarafından Davut yıldızı yerine kullanılmıştır (Doğan & Kıvrıkdal, 2002).
Sinagoglarda toplu olarak yapılan ibadetlerde erkeklerin ve kadınların yeri ayrıdır. Kadınlara ayrılan alanın adı Ezrat Naşim olup, ya balkon bölümü ya da yanındaki maksurelerdir (Alaskarova, 2015).
Trakai’deki Karay sokağında Karay evleri bulunmakta olup hepsi ahşaptan üretilmiştir. Geleneksel Karay evinin sokağa açılan üç penceresi vardır. Birinci pencere kendisine, ikinci pencere Grandükü Vytautas’a, üçüncü pencere ise Tanrıya atfedilmektedir (Jamontaite & Akova, Litvanya Karay Türklerinin Etnik Turizm Potansiyelinin İncelenmesi, 2016).
Altın Ordu bozkırlarına düzenlenen sefer esnasında Litvanya Grandükü Vytautas Kırım‟dan birkaç yüz Karay ailesi alıp onları Litvanya Grandüklüğü topraklarına yerleştirmiştir. Grandükü Vytautas için Karayları sadık koruyucu ve cesur askerlerdi (Jamontaite, 2015).
3.si̇nagog
Sinagog, Yunanca Synagoge’dan gelmiştir. Sinagoglar için kullanılan başka bir sözcük de ‘dua evi’ anlamında olan “proseukhe” dir. (Oğuz & Ateş, 2020)
Göçebeyken taşınabilir çadır şeklinde olan ibadet yerleri, yerleşik yaşama geçince taş malzeme ile tapınak inşa etmişlerdir. M.Ö. 6.yy’da meydana gelen Babil Sürgünü sırasında tapınağın yokluğunu doldurmak için ilk sinagoglar ortaya çıkmıştır (Gutmann, 1972).
Yahudilerin toplantı ve eğitim için kullandıkları ibadethanelerine sinagog veya havra denir. Havra İbranicede hebrah anlamında olup Sinagog yunanca kökenli olup beraber olma anlamındadır. Havranın MÖ 6.yy’da diyaspora cemaatlerinin Süleyman Mabedinde ibadet etmesinin engellenmesiyle ortaya çıktığı sanılmaktadır. Hahamlar sinagoglara başkanlık eder ve ayinleri yönetir. Hazanlar ilahi ve duaları okur. Haham olmadığında ayinleri yönetirler (Özen, 1993).
Sinagoglar yemek ve ziyafet, eğitim, ihtiyaç sahiplerine yardım edildiği, toplantı salonu, mahkeme, lojman, misafirhane olarak kullanılmıştır (Kına, 2018).
İnanışa göre Musa peygamber On Emir’i aldıktan sonra Sina Dağı civarındaki Yahudilerin ibadet etti taşınabilir çadıra onların yanına geri dönmüştür (Tuna, 2006). Bu çadıra İbranicede Mişkan denmektedir. İlk tapınak inşaat edilene kadar bu çadır Yahudiler için ibadet mekânıydı(Kına,2018).
Sinagoglar mümkün olduğunca su kaynaklarının yakınlarında ve çevreye hakim olan yüksek bir alanda inşa edilirdi. Sinagogda bulunan mimari unsurlar; ehal, teva, mezuza ve parohettir (Türkoğlu, 2001).
Sefer Tora, Tora’nın bir hayvan derisine yazılarak parşömen haline getirilmiş halidir (Ertürkmen, 2013). Ehal, Sefer Tora’ların saklandığı ve sinagogun en kutsal bölümünü olan dolaba verilen addır (Ertürkmen, 2013).
Teva-Bima, anlamı İbranicede Nuh peygamberin gemisidir (Ertürkmen, 2013). Tora’nın okunduğu kürsüye verilen addır (Kına, 2018). Bima, Kutsal Tapınak’ta kurban taşının Sinagogdaki karşılığıdır (Tuna, 2006).
Tüm sinagoglar doğu yönüne bakar. Buna İbranice’de bu yönelime mizrah denmektedir (Özmenli, 2014)
Kutsallar kutsalı adıyla anılan ilk tapınak iç mekanı ikiye bölünmüştür (Ertürkmen, 2013).
İlk bölüm giriştir. Ikinci bölüm 10 emir’in saklandığı ahit sandığının bulunduğu yerdir. Tanrı Yahudi inancına göre bu bölümdedir (Tuna, 2006).
“Kutsallar Kutsal’ının” ön kısmında tütsü sunağı, altın şamdan, ekmeğin konduğu masa yer alır. Avluda 1 sunak bulunur (Ertürkmen, 2013). Bu sunak kurbanların sunulması için kullanılır. Avluda Pirinçten yapılmış 1 tekne vardır bu teknede abdest için kullanılmaktaydı (Kına,2018).
Kurban ibadetlerini sadece kutsal tapınakta yapmışlardır (Ertürkmen, 2013). Bugün tapınak bulunmadığı için bu ibadeti gerçekleştirememektedirler.
Havraların cepheleri genellikle Kudüs’e bakar. İbadetler Kudüs’e yönelerek eda edilir. Kudüs Mabedinde bulunan yedi kollu şamdanı (menora) temsil eden büyük bir şamdan da Havra ’da bulunur (Özen, 1993).
Bima üzerinde bulunan rahlede tora tomarı konularak ayin esnasında okunur. Sinagoga baş kapatılarak girilir. Havralara ayakkabı ile girilir. On Emir’de sinagoglara insan tasviri ve heykel konulması 2. maddesiyle yasaklanmıştır. Sinagoglarda gelenekçi cemaatler kadın erkek ayrı otururken, reformcu cemaatler bu kurula uyulmamaktadır (Özen, 1993)
Venedik gettosundaki Sinagog yapılarının mimari kurgusu özellikle belli saatlerde izole ve kendi içine kapalı yaşayan Yahudiler adına bir yaşam merkezi olmuştur. Getto’daki ilk sinagogların konumlanması ve kurgulanmasında 3 ölçüt önemlidir. Bunlar ‘Venedik Cumhuriyeti’nin yasaları’, ‘getto alanının yerleşme açısından sınırlı olması’ ve ‘Yahudi yasaları’dır. Günümüz gettosu sinagoglarının mimari stili 16. ve 17.yy.’larda şekillenmiştir. Ana mimari kurgu, iki kutuplu aksiyal bir plandır. Aksın bir ucunda Teva rulolarının saklandığı kutsal dolap olan ehal bulunur. Diğer ucunda dua okuma kürsüsü bimah konumlandırılmıştır. İtalyan sinagog mimarisinin ana karakterini oluşturan uzamsal–aksiyal plandır. Getto’da yer alan tüm sinagoglar bu plan kurgusuyla yapılmıştır. Ehal, Kudüs’e sırtı dönük şekilde yerleştirilir, doğu yönündedir. Bimah, okuyucunun Kudüs’e bakacak şekilde ehale dönük olarak batı yönünde yerleştirilmiştir. Oturma sıraları ise, aksın iki uzun yönünde yerleştirilmiştir. Aksın orta bölümü açıktır. Bu ala geçit törenleri için kullanılmaktadır. Genelde dikdörtgen plan şemasını kullanılırken İtalyan Sinagogu’nda kare plan uygulanmıştır (Ateş, 2010)
Barok üslupla yapılmış sinagog dekorasyonları İtalyan sanatının başarılı örneklerindendir (Ateş, 2010).
Bimah, diğer sinagoglardan farklı olarak zeminden oldukça yükseltilmiş bir platformda bulunur. Gettonun tüm sinagoglarında ortak özelliği ehalin niş içinde yaplımasıdır. Bimah da restorasyon çalışmaları ile üç sinagogda özel bir niş içine alınmıştır. Bu bimahı taşınabilir eleman olmaktan sabit bir eleman olmasını sağlamıştır. Bu niş dış mekana da yansıtılmıştır ve cephede görülmektedir. Bu kurgu ‘Liago’ olarak adlandırılıp Arap orjinli Venedik mimarisinin karakteristik bir özelliği olduğu söylenmektedir (Ateş, 2010).
Süslemelerde yalnızca bitki ve hayvan figürleri kullanılmıştır. ‘Scuola’ olarak adlandırılıyorlardı. Bunun nedeni ibadetin yanında eğitim alanları da olmalarıdır (Ateş, 2010)
3.1. İstanbul Sinagogları
İstanbul’da bulunan sinagogların belli bir sitili yoktur. Binalar inşa ettiği döneme göre farklılık gösterir. Sinagog avlu veya bahçeye sahiptir ve bu alan duvar ile çevrilidir. Avluda çeşme ve havuz(yalak) bulunmakta olup ibadet öncesi temizlik amacıyla konulmuşlardır. Sinagog şekilleri dört köşe, dikdörtgen ve merkezi olarak ayrılır. Geleneksel Sefarad sinagoglarının belirgin özelliği Teva’nın (dua okuma kürsüsü) salonun merkezinde bulunmasıdır (Örneğin: Yanbol, Caddebostan, Ziilfaris). Teva bazı sinagoglarda Ehal’in yanında (Neva Şalom, Şişli) ya da arka duvara bitişik (Haydarpaşa) konumlandırılmıştır. Sinagoga giriş ve Ehal’e çıkış üç basamakla sağlanır. Genellikle ahşap ya da yığma taş olan eski sinagogların neredeyse tamamının çatısı ahşaptır (Özen, 1993)
İstanbul Karaköy adı Bizans döneminde buraya yerleştirilen Karay Yahudilerinden gelmektedir (Kına, 2018). Osmanlı döneminde inşa edilen sinagog cephelerinde süsleme ve sembol kullanımı çok azdır. Genelde sinagogların avlu duvarları yüksektir. Bu dış dünya ile ibadet etmeye gelenlerin ilişkisini kesmesini sembolize etmektedir (Kına, 2018). Bazı sinagogların tavanlarında natürmort ya da doğa resmi kalem işçiliklerine yar verilmiştir (Ertürkmen, 2013).
Altı kollu yıldız Davut peygamberi simgelemektedir. Bu sembolü cephelerde, cumballarda, balkon parapetlerinde, kapı üstlerinde kullanmışlardır (Ertürkmen, 2013).
Osmanlıda tanzimat fermanı ile gayrimüslimlerin ibadet yapılarını ufak ölçekte tutma zorunluluğu, kubbesiz olma zorunluluğu, Çevresindeki camiden alçak ve gösterişsiz olma zorunluluğu kaldırılmıştır. Bununla beraber sinagog mimarilerinde de Görkemli yapılar oluşmaya başlamıştı. Osmanlı Devleti sınırları içindeki sinagoglar başta merkezi plan şemalı olarak yapılırken batılılaşmanın etkisiyle bazilikal plana evrilmiştir (Tuna, 2006). Bezemeler 19.yy’ın birinci yarısı döneminde yapılan stilde kalem işleri içermektedir. 1832’deki ferman sonrası yapılmışlardır (Türkoğlu, 2001).
Sonuç
Karay Türklerinin ibadet evi olan kenesa ile Yahudilerin ibadet evi olan sinagogların (~sunagoge) birbirinden farklı simgesel içerik barındırırlar (Atmaca, 2020).
Museviler Altı kollu yıldızı sembol olarak kullanırlar. Altı kollu yıldız Davut Peygamberi simgeler. Museviler altı kollu yıldız, altı kollu şamdan gibi semboller kullanırken Karaylar kullanmazlar.
Karayları Hahambaşılığa bağlı değildir. Ruhban sınıfı yoktur. İbadetleri Hazanlar yönetmektedir. (Karamanoğlu, 2015). Museviler Hahambaşılığa bağlıdır. İbadetleri Haham yönetir. Haham yoksa Hazanlar yönetir.
Kenesalar dikdörtgen biçiminde plana sahiptir. Hz. Süleyman’ın Kudüs’te inşa ettiği Bet Ha-Mikdaş’ta ya da günümüzdeki Yahudi sinagogları gibi üç bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; Gehal, Şulhan ve Moşav zekenim olarak adlandırılmaktadır (Süleymanov, 2013).
Sinagoglar mümkün olduğunca su kaynaklarının yakınlarında ve çevreye hakim olan yüksek bir alanda inşa edilirdi. Sinagogda bulunan mimari unsurlar; ehal, teva, mezuza ve parohettir (Türkoğlu, 2001).
Plan formu olarak kare, kareye yakın ya da dikdörtgen formlarda yapılmışlardır. Avlu ya da bahçe her iki yapı tipinde de görülmektedir.
Malzeme olarak taş ve ahşap ağırlıklı olduğu gözlemlenmiştir. Bu durumun nedeni yapıların yapıldığı dönemin imkanları sebebiyledir.
Kenesa da Sinagoglar da bulunduğu bölgenin ve dönemin mimarisinden etkilenmiştir. Kendilerine özgü mimari bir stilleri yoktur. Farklı coğrafyalardaki kenesa ve sinagoglar birbirlerine benzemek yerine bölgedeki baskın mimariye benzemektedirler. Bunun sebebi Yahudilerin defalarca sürgün edilmesidir (Kına, 2018). Bu nedenle karakteristik bir ibadet alanı mimari oturtamamışlardır.
Sinagoglar Osmanlı’nın tanzimat dönemi öncesi merkezi plan şemalı iken sonrasında batıya açılması ile İstanbul Sinagoglarında bazilikal plan gözlemlenmeye başlanmıştır (Tuna, 2006). Bu da net bir mimari stilin oturmadığını hala bu sürecin devam ettiğini göstermektedir.
Kaynakça
- ALASKAROVA, P. (2015). İlahi-Dinlerde Kadının Statüsü: Yahudilik- Hristiyanlık-İslamiyet,. Yüksek Lisans Tezi Süleyman Demirel Üniversitesi, 22.
- ATEŞ, S. (2010). Venedik Gettosu: Dünyadaki İlk Getto Yerleşmesinin Mimarı Kurgusu. Anadolu Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi, Uygulamalı Bilimler ve Mühendislik, 59-79.
- ATMACA, E. (2020). Karai Mezhebi ve Bu Mezhebi Benimseyen Karay Türkleri. Mesos: Disiplinlerarası Ortaçağ Çalışmaları Dergisi II, 57-81. Ayberk, B. (2017). İstanbullu Musevi Türkler Karaylar ve Hasköy Karay Kenesası. İç Mimar Dergisi, 72.
- AYBERK, B. (2018). LitvanyaKarayları’nın Tarihi ve Kenesa Örnekleri Bağlamında Trakai Karay Kenesası’nın İç Mekanına İlişkin Bir İnceleme. Mimarlık ve Yaşam Dergisi, 75-105.
- DOĞAN, İ., & Kıvrıkdal, İ. (2002). Karaim Türkleri. Türkler Ansiklopedisi (Cilt 20, s. 784). içinde Ankara: Yeni Türkiye Yayınları.
- ERTÜRKMEN, B. S. (2013). Ankara Yahudi Mahallesi Birlik Sokak’ta Bulunan Ankara Sinagogu İle Albukrek Ve Araf Konutlarının 19.Yüzyıl Osmanlı Batılılaşması Bağlamında İncelenmesi. Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 7-145.
- FRANK, D. (2004). Search Scripture Well: Karaite Exegetes and the Origins of the Jewish Bible. Leiden Brill.
- GUTMANN, J. (1972). The Origin of the Synagogue. New York.
- JAMONTAİTE, K. (2015). Etnik Turizmin Bir Turistik Ürüm Olarak İncelenmesi. İstanbul Üniveristesi Sosyal Nilimler Enstitüsü Turizm İşketmeciliği Anabilim Dalı, Yüksek Lisans, 80,148.
- JAMONTAİTE, K., & Akova, O. (2016). Litvanya Karay Türklerinin Etnik Turizm Potansiyelinin İncelenmesi. Turizm ve Araştırma Dergisi, 5, 39. Karamanoğlu, P. K. (2015). İstanbul’daki Son Karaylar. Tehlikeli Diller Dergisi, Kış, 80-106.
- KINA, M. C. (2018). İstanbul Hasköy Abudara (Parmakkapı) Sinagogu Restorasyonu. Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 26-90.
- KUZGUN, Ş. (2015). Hazar ve Karay Türkleri. İstanbul: Bilge Kültür Sanat.
- LEVİ, B. (2016). Bizans’tan Günümüze İstanbul Karaileri. İstanbul: Cinius Yayınları.
- OĞUZ, G. P., & Ateş, D. K. (2020). Diyarbakır Çermik’te Bulunan Sinagog Yapısının Mimari Belgelenmesi ve Koruma Problemleri. Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Dergisi, 115-125.
- ÖZEN, A. (1993). Cumhuriyetten Günümüze İstanbul Yahudileri. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Dinler, 62-64.
- ÖZMENLİ, M. (2014). Tapınak-Medeniyet İlişkisi. Literature and History of Turkish or Turkic, 1281-1292.
- Sempozyumu, Uluslararası Karay Çalışmaları. (2010). Bilecik: Bilecik Üniversitesi Yayınları.
- SÜLEYMANOV, S. (2013). Kırım Karayları. Bursa: Uludağ Üniversitesi Türk Devletleri ve Akraba.
- ŞİŞMAN, S. (1957). İstanbul Karayları. İstanbul Enstitüsü Dergisi, 3, 97-102.
- TUNA, S. (2006). Türkiye’de Sinagog Mimarisi Ve Edirne Büyük Sinagogu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 60-111.
- TÜRKOĞLU, İ. (2001). Antik Çağdan Günümüze Türkiye’de Sinagog Mimarisi. Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.
- ULUTÜRK, M. (2018). Litvanya Trakai’da Yaşayan Günümüz Musevi Karay Türkleri ve Kültüreel Mirasları. Turkish Studies Comperative Religious Studies Volme, Spring, 287-288.
- YILMAZ, S. (2010). Karay Türklerinin İsrail’e Göç Serüveni: Sonun Başlangıcı, Uluslararası. Bilecik Üniversitesi Yayınları, 513.
- ZACK, J. (2009). Türkiye’nin Tarihi Sinagogları. İstanbul: Gözlem Gazetecilik Basın ve Yayın.
- ZAJACKOWSKİ, M. (2009). The Karait Kenesa in Trakai. Vilnius.
- ZEREN, M. T. (2010). İzmir’de Seferad Mimarisi ve Sinagogları. İstanbul: Yalın Yayıncılık.